Ana içeriğe atla

Creavizyon

Kriz İletişimi 101: En Yaygın 100 Kriz İletişimi Terimi

Kriz iletişiminde en sık kullanılan 100 temel terimin İngilizce ve Türkçe karşılıkları, kurumsal iletişim, halkla ilişkiler (PR) ve risk yönetimi alanlarındaki anlamlarıyla aşağıda listelenmiştir.

Kolayca inceleyebilmeniz için terimler kullanım alanlarına göre kategorize edilmiştir.

1. Temel Kriz Kavramları (Basic Crisis Concepts)

  • Crisis Management (Kriz Yönetimi): Bir kriz durumunu kontrol altına alma, yönetme ve en az zararla atlatma süreci.
  • Crisis Communication (Kriz İletişimi): Kriz anında paydaşlara, medyaya ve kamuoyuna yönelik yapılan tüm iletişim faaliyetleri.
  • Risk Assessment (Risk Değerlendirmesi): Potansiyel tehditlerin ve bunların yaratacağı etkilerin analiz edilmesi.
  • Issue Management (Sorun Yönetimi): Potansiyel kriz yaratabilecek konuların önceden tespit edilip yönetilmesi.
  • Reputation Management (İtibar Yönetimi): Bir kurumun veya bireyin kamuoyu gözündeki algısını koruma ve geliştirme çalışması.
  • Business Continuity (İş Sürekliliği): Kriz anında ve sonrasında operasyonların kesintisiz devam edebilmesi.
  • Vulnerability (Kırılganlık / Hassasiyet): Kurumun krizlere karşı olan zayıf ve savunmasız yönleri.
  • Trigger Event (Tetikleyici Olay): Bir krizi başlatan veya su yüzüne çıkaran ilk olay.
  • Mitigation (Hafifletme / Azaltma): Krizin olumsuz etkilerini en aza indirmek için alınan önlemler.
  • Contingency Plan (Acil Durum / Eylem Planı): Beklenmedik durumlar için önceden hazırlanan B planı.

2. Strateji ve Planlama (Strategy & Planning)

  • Crisis Communication Plan – CCP (Kriz İletişim Planı): Kriz anında kimin, neyi, nasıl ileteceğini belirleyen rehber doküman.
  • Crisis Management Team – CMT (Kriz Yönetim Ekibi): Kriz anında kararları alan ve süreci yöneten üst düzey kurul.
  • Spokesperson (Sözcü): Kriz anında kurum adına resmi açıklamaları yapan yetkili kişi.
  • Stakeholder (Paydaş): Krizden doğrudan veya dolaylı etkilenen taraflar (çalışanlar, müşteriler, hissedarlar vb.).
  • Target Audience (Hedef Kitle): İletişim mesajlarının ulaştırılması amaçlanan grup.
  • Key Message (Ana / Temel Mesaj): Kriz anında kamuoyuna verilmek istenen en önemli ve net bilgi.
  • Holding Statement (Geçici / Bekleme Açıklaması): Bilgiler henüz netleşmeden önce, kamuoyunu bilgilendirmek ve zaman kazanmak için yapılan ilk kısa açıklama.
  • Dark Site (Karanlık Site): Kriz anında hemen aktif edilmek üzere önceden hazırlanan, krizle ilgili bilgileri içeren pasif web sitesi.
  • Media Policy (Medya Politikası): Çalışanların basınla nasıl iletişim kurması gerektiğini belirleyen kurallar bütünü.
  • Escalation Matrix (Yükseltme / Kademelendirme Matrisi): Bir sorunun kriz seviyesine ulaşıp ulaşmadığını ve hangi yönetim kademesine aktarılacağını gösteren şema.

3. Medya ve Halkla İlişkiler (Media & Public Relations)

  • Media Relations (Medya İlişkileri): Gazeteciler, editörler ve yayıncılar ile yürütülen iletişim.
  • Press Release (Basın Bülteni): Medyaya dağıtılan resmi, yazılı kriz açıklaması.
  • Press Conference (Basın Toplantısı): Gazetecilerin davet edilerek kriz hakkında yüz yüze veya online bilgilendirilmesi.
  • Media Monitoring (Medya Takibi / İzleme): Krizle ilgili basında çıkan haberlerin takip edilmesi.
  • Social Listening (Sosyal Dinleme): Sosyal medyadaki kriz odaklı konuşmaların, trendlerin ve duyguların analiz edilmesi.
  • Media Advisory (Medya Daveti): Basın toplantısı gibi etkinlikleri gazetecilere duyuran kısa çağrı metni.
  • Off the Record (Kayıt Dışı): Gazeteciye özel olarak verilen ancak haberde kaynak gösterilerek yayınlanmaması gereken bilgi.
  • On the Record (Kayıt İçi / Açık): Gazeteciye yayınlanması amacıyla verilen resmi bilgi.
  • Media Training (Medya Eğitimi): Sözcülerin kriz anında kamera karşısında nasıl davranması gerektiğine dair aldığı eğitim.
  • Soundbite (Kısa Alıntı / Vurucu Cümle): Haber bültenlerinde kullanılmaya uygun, akılda kalıcı kısa konuşma kesiti.
  • Embargo (Ambargo): Bir haberin veya açıklamanın belirli bir tarih ve saatten önce yayınlanmaması kuralı.
  • Exclusivity (Özellik / Özel Haber Hakkı): Krizle ilgili kritik bir bilginin sadece tek bir medya kuruluşuna verilmesi.
  • Spin (Çarpıtma / Yönlendirme): Bir kriz durumunu veya haberi kurum lehine gösterecek şekilde sunma çabası.
  • Information Vacuum (Bilgi Boşluğu): Kurumun açıklama yapmaması nedeniyle medyada ve kamuoyunda oluşan, dedikoduya açık boşluk.
  • Rumor Control (Söylenti / Dedikodu Kontrolü): Kriz anında yayılan asılsız iddiaların hızla yalanlanması süreci.
  •  

4. Dijital ve Sosyal Medya Krizi (Digital & Social Media Crisis)

  • Social Media Backlash (Sosyal Medya Tepkisi / Linç): Sosyal medyada kuruma yönelik ani ve kitlesel olumsuz tepki dalgası.
  • Astroturfing (Yapay Kamuoyu Oluşturma): Organik görünüm verilmiş, bot veya paralı hesaplarla kriz gündemini manipüle etme çalışması.
  • Troll (Trol): Kriz ortamında kasıtlı olarak provokasyon yaratan ve tartışmayı alevlendiren hesaplar.
  • Sentiment Analysis (Duygu Analizi): Kamuoyunun kriz hakkındaki yorumlarının pozitif, negatif veya nötr olarak ölçülmesi.
  • Viral (Viral / Hızla Yayılan): Kriz içerikli bir paylaşımın internette kontrolsüzce yayılması.
  • Shadowbanning (Gölge Engelleme): Sosyal medya platformlarının, kriz içeren içeriklerin erişimini kullanıcıya çaktırmadan kısıtlaması.
  • Digital Footprint (Dijital İz): Kriz süresince internette ve sosyal medyada kalan kalıcı veri ve kayıtlar.
  • Clickbait (Tık Tuzağı): Kriz haberlerinin daha çok okunması için atılan yanıltıcı ve abartılı başlıklar.
  • Deepfake (Yapay Kurgu / Derin Sahte): Yapay zeka ile üretilen, kriz yönetimini zorlaştıran sahte video veya ses kayıtları.
  •  

5. Risk, Güvenlik ve Hukuk (Risk, Safety & Legal)

  • Force Majeure (Mücbir Sebep): Doğal afet, savaş gibi kurumun kontrolü dışında gelişen hukuki kriz gerekçesi.
  • Non-Disclosure Agreement – NDA (Gizlilik Sözleşmesi): Kriz süreçlerindeki bilgilerin dışarı sızmasını önleyen yasal anlaşma.
  • Liability (Hukuki Sorumluluk / Yükümlülük): Kriz sonucunda doğan yasal ve maddi sorumluluk.
  • Compliance (Uyum / Mevzuata Uygunluk): Kurumun kriz anında yasal düzenlemelere ve yönetmeliklere uygun hareket etmesi.
  • Litigation PR (Dava / Yargı Süreci PR’ı): Mahkemeye taşınan krizlerin halkla ilişkiler boyutunun yönetilmesi.
  • Whistleblower (İhbarcı / Bilgi Sızdıran): Kurum içindeki bir usulsüzlüğü veya krizi dışarıya (medyaya/hukuka) ihbar eden çalışan.
  • Data Breach (Veri İhlali / Sızıntısı): Müşteri veya kurum bilgilerinin siber saldırı sonucu çalınması krizi.
  • Product Recall (Ürün Geri Çağırma): Hatalı veya tehlikeli bir ürünün piyasadan toplatılması krizi.
  • Cease and Desist (Durdurma ve Vazgeçme İhtarı): Asılsız kriz iddialarını yayan taraflara gönderilen yasal ihtar.
  • Class Action (Toplu Dava): Krizden etkilenen bir grup tüketicinin veya çalışanın kuruma karşı açtığı ortak dava.
  •  

6. İç İletişim ve Paydaş Yönetimi (Internal Communication & Stakeholders)

  • Internal Communication (İç İletişim): Kriz anında şirket çalışanları, yöneticiler ve hissedarlar ile yapılan iletişim.
  • Town Hall Meeting (Genel Bilgilendirme Toplantısı): Tüm şirket çalışanlarının katılımıyla yapılan kriz bilgilendirme toplantısı.
  • Morale Boosting (Moral / Motivasyon Artırma): Kriz döneminde çalışanların endişelerini giderme ve motivasyon sağlama çalışmaları.
  • Shareholder Activism (Hissedar Aktivizmi): Kriz sonrası yatırımcıların şirket yönetimini değiştirmek veya etkilemek için baskı yapması.
  • Investor Relations – IR (Yatırımcı İlişkileri): Finansal krizlerde hissedarlar ve borsa analistleri ile yürütülen şeffaf iletişim.
  • Frontline Employees (Saha / Ön Cephe Çalışanları): Müşteriyle doğrudan temas kuran ve krizden ilk etkilenen personel.
  • Cascading Message (Kademeli Mesaj Aktarımı): Kriz bilgisinin yukarıdan aşağıya doğru (yöneticiden çalışana) sırayla aktarılması.
  •  

7. Psikoloji ve Algı Yönetimi (Psychology & Perception Management)

  • Cognitive Dissonance (Bilişsel Çelişki): Kamuoyunun kurum hakkındaki eski iyi algısı ile yeni kriz gerçeği arasında yaşadığı çelişki.
  • Confirmation Bias (Doğrulama Önyargısı): İnsanların, kurum hakkındaki olumsuz kriz iddialarına inanmaya zaten dünden razı olması durumu.
  • Outrage Management (Öfke Yönetimi): Kamuoyunun kriz nedeniyle duyduğu yoğun öfkeyi dindirme stratejisi.
  • Empathy Statement (Empati Açıklaması): Mağdurların acısını ve durumunu anladığını gösteren samimi kriz mesajı.
  • Scapegoating (Günah Keçisi İlan Etme): Kurumsal hatayı örtmek için suçu tek bir kişinin veya departmanın üzerine atma hatası.
  • Gaslighting (Algı Manipülasyonu): Kriz gerçeğini inkar ederek hedef kitleyi kendi hafızasından veya bilgisinden şüphe ettirme çabası.
  • Trust Deficit (Güven Açığı): Kriz sonrasında kurum ile hedef kitle arasında oluşan derin güvensizlik.
  •  

8. Kriz Tepki ve Müdahale Stratejileri (Response & Mitigation Strategies)

  • Denial Strategy (Reddetme Stratejisi): Kriz iddialarının kesin bir dille yalanlanması.
  • Diminish Strategy (Azaltma Stratejisi): Krizin etkisinin veya kurumun buradaki sorumluluk payının aslında daha az olduğunu savunma.
  • Rebuild Strategy (Yeniden İnşa Stratejisi): Sorumluluğu kabul edip özür dileyerek itibarın yeniden kazanılması süreci.
  • Bolstering Strategy (Destekleme Stratejisi): Kurumun geçmişteki iyi işlerini hatırlatarak krizin etkisini hafifletme çabası.
  • Full Apology (Tam / Koşulsuz Özür): Kurumun hatayı eksiksiz üstlenip kamuoyundan resmi olarak özür dilemesi.
  • Corrective Action (Düzeltici Faaliyet): Krizin bir daha tekrarlanmaması için alınan operasyonel önlemler.
  • Compensation (Tazminat / Telafi): Kriz mağdurlarının maddi veya manevi zararlarının karşılanması.
  • Deflection (Yön Değiştirme): Krizin odağını başka bir konuya veya gündeme çekme taktiği.
  • Stonewalling (Duvar Örme / Yanıtsız Bırakma): Medyanın ve kamuoyunun sorularını tamamen yanıtsız bırakarak sessizliğe gömülme.
  •  

9. Kriz Sonrası ve Değerlendirme (Post-Crisis & Evaluation)

  • Post-Mortem Analysis (Post-Mortem / Kriz Sonrası Otopsi): Kriz bittikten sonra neyin doğru, neyin yanlış yapıldığının detaylı analizi.
  • Lessons Learned (Çıkarılan Dersler): Yaşanan krizden elde edilen kurumsal tecrübeler.
  • Reputation Recovery (İtibarın Geri Kazanılması): Kriz sonrası kaybedilen güveni geri inşa etme dönemi.
  • Debriefing (Bilgilendirme / Değerlendirme Toplantısı): Kriz ekibinin operasyon sonrası bir araya gelerek süreci kapatması.
  • Crisis Audit (Kriz Denetimi): Kurumun kriz yönetim süreçlerinin bağımsız uzmanlarca gözden geçirilmesi.
  • Damage Control (Hasar Kontrolü): Krizin yayılmasını durdurmak ve mevcut hasarı sınırlandırmak için yapılan acil müdahaleler.
  • Brand Rehabilitation (Marka Rehabilitasyonu): Ağır darbe alan bir markanın pazara yeniden kazandırılması süreci.
  •  

10. Kriz Derecelendirme ve Metrikler (Crisis Rating & Metrics)

  • Severity Level (Ciddiyet / Önem Derecesi): Krizin kuruma verebileceği zararın büyüklük seviyesi (Düşük, Orta, Yüksek).
  • Golden Hour (Altın Saat): Krizin patlak verdiği, ilk ve en kritik müdahalenin yapılması gereken ilk 1 saatlik dilim.
  • Response Time (Yanıtlama Süresi): Krizin başladığı an ile kurumun ilk resmi açıklamayı yaptığı an arasında geçen süre.
  • Share of Voice – SOV (Ses Payı): Kriz esnasında medyada kurumun açıklamalarının, olumsuz iddialara oranla ne kadar yer bulduğu.
  • Reach (Erişim): Kriz haberlerinin veya kurum açıklamalarının toplam kaç kişiye ulaştığı.
  • Imminence (Yakınlık / Tehdit Derecesi): Bir riskin krize dönüşme hızının ve zaman açısından yakınlığının ölçüsü.
  • PR Value (PR Değeri): Kriz sürecinde basında çıkan haberlerin (olumlu veya olumsuz) reklam eşdeğeri maddi değeri.
  •